Mektubat

Yirmibeşinci Mektûb

33. bölüm / 54

vird-i zebânı olan Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânı göstermiş bir zât, elbette o ferd-i mümtâzdır. Ondan başkası olamaz. Bu âlemin hem çekirdeği, hem meyvesi Odur.

عَلَيْهِ وَعَلٰى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ اَنْوَاعِ الْكَائِنَاتِ وَمَوْجُودَاتِهَا

İşte böyle bir Zât’ın Mevlid ve Mi'râcını dinlemek, yani terakkiyâtının mebde' ve müntehâsını işitmek, yani tarihçe-i hayat-ı maneviyesini bilmek; O zâtı kendine reis ve seyyid ve imâm ve şefî' telâkki eden mü'minlere; ne kadar zevkli, fahirli, nurlu, neş'eli, hayırlı bir müsâmere-i ulviye-i diniye olduğunu anla...

Yâ Rab! Habîb-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hürmetine ve İsm-i A'zam hakkına, şu risaleyi neşredenlerin ve rüfekasının kalblerini, envâr-ı îmâniyeye mazhar ve kalemlerini esrâr-ı Kur'âniyeye nâşir eyle! Ve onlara, Sırat-ı Müstakîmde istikamet ver! Âmîn!..

﴿ سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ ﴾

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Said Nursî ∗∗∗

Yirmibeşinci Mektûb

Te'lif edilmemiştir.