Lafza-i Celâlden terekküb etmiş bir tek Lafza-i Celâldir. Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fâsıla ile yirmi beş tam tevâfukla tam ortadaki elli beşin tam tevâfukuna zammedilince seksen tevâfuk olup, o satırın nısf-ı evvelindeki seksen tevâfuka ve nısf-ı âhirdeki yine seksen tevâfuka tevâfuk ediyor. Acaba böyle latîf, zarîf, muntazam, mevzûn, i'câzlı bu tevâfukât nüktesiz, hikmetsiz olur mu? Hâşâ, olamaz. Belki o tevâfukâtın ucuyla mühim bir define açılabilir.
﴿ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَا ﴾
﴿ سُبْحَانَكَ لَاعِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ﴾
SAİD NURSÎ ∗∗∗
Sekizinci Lem'a
Kerâmet-i Gavsiye Risalesidir. Sikke-i Tasdik-i Gaybî Mecmuasında ve Hatt-ı Kur'ân Lem'alar Mecmuasında neşredilmiştir.
Dokuzuncu Lem'a
Hatt-ı Kur'ân Lem'alar Mecmuasında neşredilmiştir.