İşârâtü'l-İ'câz

Kur'ân Nedir? Ta'rifi Nasıldır?

3. bölüm / 19

• ve şu İslâmiyet âlem-i manevîsinin güneşi, temeli, hendesesi...

• ve zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, bürhân-ı kàtı'ı, tercümân-ı sâtı'ı...

• ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi... ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyâsı...

• ve nev'-i beşerin hikmet-i hakîkiyesi... ve insaniyeti saâdete sevkeden hakîki mürşidi ve hâdîsi...

• ve insanlara hem bir kitab-ı şerîat, hem bir kitab-ı duâ, hem bir kitab-ı hikmet, hem bir kitab-ı ubûdiyet, hem bir kitab-ı emir ve dâvet, hem bir kitab-ı zikir, hem bir kitab-ı fikir, hem insanın bütün hâcât-ı maneviyesine merci' olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi' bir kitab-ı mukaddestir, hem bütün evliyâ ve sıddıkînin ve urefa ve muhakkìkînin muhtelif meşreblerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvâfık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütübhâne hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.

Kur'ân Nedir? Ta'rifi Nasıldır?

Kur'ân Nedir?

Ta'rifi Nasıldır?

Kur'ân;

• Şu kitab-ı kebîr-i kâinâtın bir tercüme-i ezeliyesi...

• ve âyât-ı tekvîniyeyi okuyan mütenevvi' dillerinin tercümân-ı ebedîsi...

• ve şu âlem-i gayb ve şehâdet kitabının müfessiri...

• ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin manevî hazinelerinin keşşâfı...

• ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakàikın miftâhı...

• ve âlem-i şehâdette âlem-i gaybın lisânı...

• ve şu âlem-i şehâdet perdesi arkasında olan ve âlem-i gayb cihetinden gelen iltifatât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazinesi...

• ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası...

Kur'ân, Arş-ı A'zamdan, İsm-i A'zamdan, her ismin mertebe-i a'zamından geldiği için, Onikinci Söz’de beyân ve isbât edildiği gibi Kur'ân, bütün âlemlerin Rabbi itibariyle Allah’ın kelâmıdır.

• Hem bütün mevcûdâtın İlâhı ünvânıyla Allah’ın fermânıdır.

• Hem bütün semâvât ve arzın Hàlık’ı nâmına bir hitâptır.

• Hem Rubûbiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir.

• Hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesabına bir hutbe-i ezeliyedir.

• Hem rahmet-i vâsia-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifatât-ı Rahmâniyedir.

• Hem Ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bazen şifre bulunan bir muhâbere mecmuasıdır.

• Hem İsm-i A'zamın muhîtinden nüzûl ile Arş-ı A'zamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmet-feşân bir kitab-ı mukaddestir. Ve şu sırdandır ki; Kelâmullâh ünvânı, kemâl-i liyâkatle Kur'âna verilmiş ve dâima da veriliyor.

Kur'ândan sonra, sâir enbiyânın kütüb ve suhufları derecesi gelir. Sâir nihâyetsiz Kelimât-ı İlâhiyenin ise, bir kısmı dahi; hàs bir itibarla, cüz'î bir ünvân ile, hususî bir tecellî ile, cüz'î bir isim ile ve hàs bir rubûbiyet ile ve mahsûs bir saltanat ile ve hususî bir rahmet ile zâhir olan ilhâmât sûretinde bir mükâlemedir. Melek ve beşer ve hayvanatın ilhâmları, külliyet ve hususiyet itibariyle çok muhteliftir.

Kur'ân; asırları muhtelif bütün enbiyânın kitaplarını ve meşrebleri muhtelif bütün evliyânın risalelerini ve meslekleri muhtelif bütün asfiyânın eserlerini icmâlen tazammun eden.. ve cihât-ı sittesi parlak.. ve evhâm ve şübehâtın zulümâtından musaffâ.. ve nokta-i istinâdı, bilyakìn vahy-i semâvî ve kelâm-ı ezelî.. ve hedefi ve gayesi bilmüşâhede saâdet-i ebediye.. içi, bilbedâhe hàlis hidayet.. üstü, bizzarûre envâr-ı îmân.. altı biilme'l-yakìn delil ve bürhân.. sağı, bittecrübe teslîm-i kalb ve vicdân.. solu, biayne'l-yakìn teshìr-i akıl ve iz'ân.. meyvesi, bihakka'l-yakìn Rahmet-i Rahmân ve dâr-ı cinân.. makamı ve revâcı, bilhadsi's-sâdık makbûl-ü melek ve ins ve cânn bir kitab-ı semâvîdir.

Said Nursî